| Troçkist özentilerimiz, Lenin'in (ne Nisan 1917'den önce, ne de sonraki) eserlerini asla adamakıllı incelemedikleri, bunu yerine piyasada bolca bulunan ucuz Troçkist literatürün devrim tarihi özetlerine körü körüne itimat ettikleri için, Lenin'le Troçki arasında Nisan 1917'den sonra -onlara göre Lenin bu tarihten sonra Troçki'yle aynı çizgiye "gelmiştir"-, hiçbir önemli tartışma olmadığına inanmakta, hatta devrimden sonra Lenin'le Troçki'nin kolkola "bürokratizme" karşı mücadele ettiği vb. bir takım batıl inançlar beslemektedirler. Ne var ki Lenin'in bırakalım Nisan'ı 1917'yi, Ekim 1917'den üç yıl sonra özel olarak Troçki'nin eleştirisine ayrılmış konuşma ve yazıları Troçkistler'in savundukları bütün görüşleri devrimden önceki yazılarından çok daha sert bir biçimde "sarsacak" niteliktedir. Aşağıda bunlardan ikisini özetliyoruz. Sendikal sorunda Troçki ve onun izinden giden Buharin'in hatalı görüşlerini merkeze alan bu konuşmalarda; Troçki'nin bölücü fraksiyoncu etkinlikleri, "bürokratik projeciliği", olaylara "tamamen bürokratça" yaklaşımı en sert terimlerle mahkum ediliyor, Troçki'nin görüşlerinin nasıl "askeri deneyim en kötü, en kendini beğenmiş bürokratik unsurlarını" etrafında topladığı açıklanıyor, onun "üretim demokrasisi" öğretisi alaya alınıyor ve daha önemlisi bütün bu öğretilerin uygulanmasının "proletarya diktatörlüğünün çöküşüne yol açacağı" kesin olarak saptanıyor. Troçkist arkadaşlara iyi okumalar diliyoruz. | ||
![]()
LENİN'İN ÇİZGİLERİYLE "TROÇKİZM"İN BİR FİZYONOMİSİ (2) (1. bölümü buradan okuyabilirsiniz)
Lenin "bürokratik urlu işçi devleti" ve işçilerin kendilerini "kendi" devletlerine karşı savunmaları gerektiği uyarılarını hangi konuşmasında, kime karşı yaptı?
<<...Üzerinde duracağım ana belge Troçki yoldaşın "Sendikaların Rolü ve Görevleri Üzerine" adlı broşürüdür. ...Troçki yoldaşla aramdaki yukarıda saydığım "görüş ayrılıklarına işaret etmek zorundaydım, çünkü son derece kapsamlı bir konu olan "Sendikaların Rolü ve Görevleri" konusunu seçen Troçki yoldaş, bana göre, proletarya diktatörlüğü sorununun özüyle bağıntılı olan bir dizi hataya düşmüştür. ... Eğer kendi öz pratiğimizi, kendi deneyimimizi, küçük çapta da olsa dikkatle ve inceden inceye inceleseydik, Troçki yoldaşın bu broşürünün dolup taştığı yüzlerce gereksiz "görüş ayrılıkları"ndan ve ilkesel hatalardan kaçınırdık. Örneğin bu broşürde tezlerin bütünü "Sovyet trade-unionculuğu"na karşı polemiğe ayrılmıştır. Başka dert yoktu, yeni bir umacı bulundu! ....Dahası var. Parti programımızdan —"Komünizmin ABC'si"nin yazarının çok iyi bildiği bir dokümandır—, devletimizin bürokratik urlu bir işçi devleti olduğu anlaşılmaktadır. Ve devlete bu acıklı —nasıl ifade edeyim— etiketi yapıştırmak zorundayız. işte size geçiş döneminin gerçekliği. Pratikte böyle oluşmuş bir devlette sendikaların savunacakları bir şey olmadığını mı sanıyorsunuz, tamamen örgütlenmiş proletaryanın maddi ve manevi çıkarlarını savunurken sendikalar olmadan yapılabilir mi? Bu, teorik olarak son derece yanlış bir değerlendirme tarzıdır. Bu bizi soyutlama alanına ya da 15-20 yılda ulaşacağımız ideal alanına atar; ben bu sürede bile ulaşacağımızdan emin değilim ya. Oysa önümüzde, eğer aydın gevezeliklerine ya da soyut değerlendirmelere ya da bazen "teori" gibi görünen, gerçekte ise bir yanılgı, geçişin özelliklerinin yanlış değerlendirilmesi olan şeylere kapılmazsak, iyi bildiğimiz gerçeklik var. Bugünkü devletimiz öyle ki, tamamen örgütlenmiş proletarya kendisini savunmak zorundadır, biz ise bu işçi örgütlerinden işçileri kendi devletlerine karşı savunmak için ve devletimizin işçiler tarafından savunulması için yararlanmalıyız. Her iki savunma da, devlet önlemlerimizle, sendikalarımızla anlaşmamızın, "birleşmemiz"in özgül bir birbirine geçmesi sayesinde olmaktadır. Bu birleşme üzerinde daha durmam gerekecek. Fakat tek başına bu sözcük bile burada "Sovyet Trade-unionculuğu" kılığında bir düşman uydurmanın bir hata olduğunu gösteriyor. Çünkü "birleşme" kavramı daha birleştirilmesi gereken farklı şeylerin varlığını ifade eder: "birleşme" kavramında, devletin aldığı önlemlerden tamamen birleşmiş proletaryanın maddi ve manevi çıkarlarını devlete karşı savunmak için yararlanma içerilidir. (Lenin, "Sendikalar, Mevcut Durum ve Troçki Yoldaşın Hataları Üzerine", İnter yay. 9. cilt.)
Lenin, Buharinist-Troçkist "üretim demokrasisi" kavramını yorumluyor <<...Ve "üretim demokrasisi" üzerine düşündükçe, bunun teorik olarak yanlış, iyice düşünülüp taşınılmamış olduğunu o kadar açık görüyorum. Kafa karışıklığından başka birşey değil. Ve bu örneğe ilişkin bir kez daha, en azından bir Parti toplantısında şu söylenmelidir: "Daha az süslü sözcükler Buharin yoldaş, bu sizin için, teori için, Cumhuriyet için yararlı olacak." Üretim her zaman gereklidir. Demokrasi ise sadece politik bir kategoridir. Bu sözcüğün bir konuşmada, bir makalede kullanılmasına söylenecek bir şey yok. Bir makale tek bir karşılıklı ilişkiyi ele alır ve bunu canlı biçimde ifade eder, hepsi bu. Fakat siz bunu bir teze dönüştürürseniz, bunu, "onaylayanlar" ve onaylamayanları birleştiren bir şiar haline getirmek isterseniz, Troçki'nin yaptığı gibi Parti "iki eğilim arasında seçim yapmak" zorundadır denirse, bu çok tuhaftır. Ben Parti'nin "seçim yapmak" zorunda olup olmayacağı ve Parti'nin "seçim yapmak" zorunda bırakıldığı bir duruma sokulmasının kimin suçu olduğu üzerinde ayrıca duracağım. İş buraya kadar vardığına göre şunu söylemek zorundayız: '"Üretim demokrasisi' gibi teorik açıdan yanlış, kafa karışıklığından başka bir şey içermeyen şiarları mümkün olduğunca az seçin." Gerek Troçki, gerekse de Buharin, ikisi de bu kavramı teorik olarak net biçimde düşünmemiş ve dili diline dolanmışlardır. ...Herhangi bir şeyi bir makalede, bir konuşmada vurgulamak bir şeydir; fakat bu teze dönüştürülür ve Parti seçim yapmak durumunda bırakılırsa şunu söylerim: Buna karşı çıkın, çünkü bu kafa karışıklığıdır. Üretim her zaman gereklidir, demokrasi her zaman değil. Üretim demokrasisi bir dizi temelden yanlış düşünce üretiyor. Bireysel yönetim vaaz ettiğimizden bu yana fazla vakit geçmedi. Karışıklık yaratmamak ve insanların kafasının karışması tehlikesine yolaçmamak gerekir: Bir demokrasi, bir bireysel yönetim, bir diktatörlük. Diktatörlükten de asla vazgeçilmemelidir
Troçki'de "bürokratik projecilik" .... Fakat pratik önerilerle gelin: şu ve şu değiştirilmelidir deyin. Sorunu amaca uygun koymak böyle olur. Bu verimsiz bir çalışma olmayacaktır. Bu, bürokratik projeciliğe yol açmayacaktır. Troçki'nin broşüründe "Pratik Sonuçlar" adlı VI. bölümü aldığımda, pratik sonuçların tam da böyle bir hastalıktan mustarip olduğunu görüyorum.
"Askeriyenin en kötü unsurlarının deneyimi" Troçki'nin bürokratizmine destek veriyor <<... Askeriye içinde en kötü unsurların deneyiminde kötü bir şey var: Bürokratizm, kendini beğenmişlik. Troçki'nin tezlerinin, onun bilgisi ve isteği dışında, askeri deneyimin en iyilerinin değil, en kötülerinin destekçisi olduğu görülmüştür. Siyasi yöneticinin sadece kendi politikasından değil, yönettiklerinin yaptıklarından da sorumlu olduğunu unutmayın.>>
Lenin bürokratik kendini beğenmişliğe isyan ediyor: "İşte gerçek bürokratizm!" <<Rudzutak'ın tezlerini Troçki'nin Merkez Komitesi'ne sunduğu tezlerle karşılaştırıyorum. Beşinci tezin sonunda şunu okuyorum: "... Tam da bu bakış açısıyla derhal sendikaların reorganizasyonuna, yani herşeyden önce yönetici personelin ayıklanmasına başlamak gerekir..." İşte gerçek bürokratizm! Troçki ve Krestinski sendikaların "yönetici personeli"ni seçecekler!>> "Sonuç" <<Sonuç: Troçki ve Buharin'in tezleri bir dizi teorik hata, bir dizi ilkesel yanlışlık içeriyor. Siyasi olarak, meseleye tüm yaklaşım tarzı tam bir densizliktir. Troçki yoldaşın "tez"leri politik olarak zararlıdır. Onun politikası son tahlilde sendikaları bürokratikçe hırpalama politikasıdır. Ve Parti Kongremizin bu politikayı mahkûm ve reddedeceğinden eminim.>>
buraya kadarki bütün alıntılar:
Uyarılar fayda etmiyor, Lenin bir ay sonra (Ocak 1921) aynı sorunu tekrar daha sert biçimde ele almak zorunda kalıyor:
Troçki'nin fraksiyoncu atağı <<Parti içi tartışma ve Parti Kongresi'ne başlangıç olarak, yani seçimlerden önce ve RKP X. Kongre seçimleriyle bağıntılı olarak fraksiyon mücadelesi başladı. İlk fraksiyon atağı, yani Troçki yoldaşın "tam bir dizi sorumlu fonksiyoner" adına "platform broşürü"yle yaptığı atağı ("Sendikaların Rolü ve Görevleri", önsöz 25 Aralık 1920 tarihli), RKP Petrograd örgütünün sert atağı (okur ileride bu sertliğin haklı olduğunu görecektir) izledi.>>
Troçki Parti'yi kendi yarattığı suni fraksiyonlar arasında "seçime" zorluyor <<...Troçki'nin broşürü, "kolektif bir
çalışmanın ürünü" olduğu; kaleme alınışına "tam bir dizi sorumlu
fonksiyonelin, özellikle sendikacıların ... katıldığı; bunun bir
"platform broşürü" olduğu açıklamasıyla başlıyor. Ve 4. tezin sonunda
şunu okuyoruz: ... Bir düşünün: Troçki yoldaşın ilk kez taslağının ve Parti'nin sendikalarda onun tarafından temsil edilen politikasının tümünün son derece ayrıntılı, uzun ve hararetli müzakeresine ayrılan iki MK Plenum toplantısından sonra (9 Kasım ve 7 Aralık) ondokuz MK üyesi arasından birisi tek başına kalıyor, kendisine MK dışında bir grup arıyor, bu grubun "kolektif bir "çalışması"yla bir "platform" olarak ortaya çıkıyor ve Parti Kongresi'ne "iki" eğilim arasında "seçim yapma"yı öneriyor!! ... Fakat her Parti üyesine soruyorum: Sendikal hareket alanındaki iki eğilim arasında "seçim”e böylesine çullanmak çok şaşırtıcı değil mi? Üç yıllık proletarya diktatörlüğünden sonra Parti içinde, sendikal hareket alanında iki eğilim sorununa böyle "çullanabilecek" tek bir üyenin bile bulunabilmesi insanı şaşırtmaz mı?>>
Lenin: "...katıksız büroktarik tarza dikkat edin"! Hepsi bu değil. Broşürde yer alan fraksiyoncu saldırılara bir bakın. Daha birinci tezde "Parti tarafından çoktan işi bitirilmiş trade-unionist pozisyonlara geri savrulmuş" olan "sendikal hareketin bazı fonksiyonerleri"ne karşı tehditler yapıldığını görüyoruz (belli ki ondokuz MK üyesinden sadece biri Parti'yi temsil ediyor). 8. tezde "Sendika fonksiyonerlerinin önde gelen kesimi içindeki sendikal muhafazakârlık" mahkûm ediliyor (dikkatlerin katıksız bürokratik tarzda "önder kesim" üzerine yöneltilmesine dikkat edin!). 11. tezde başlangıçta, "sendikacıların çoğunluğu"nun Rusya Komünist Partisi "IX. Kongre kararlarını" biçimsel olarak, yani lafta kabul ettikleri takdire değer naziklikte, ispat kudretine sahip, nesnel ... bunu mümkün olduğunca nazik biçimde nasıl ifade edebilirim?... "iması" görülür. Sendikacıların çoğunluğunun (!!) Parti kararlarını lafta kabul ettikleri konusunda esas yargıçlar demek ki bunlar!
Devam: "fraksiyonculuk", "...meseleleri tamamen bürokratik tarzda ele alma"! 12. tezde şöyle deniyor: "...Birçok sendikacı gittikçe daha şiddetli ve uzlaşmaz biçimde birleşme perspektifine karşı çıkıyor... Bu sendikacılar arasında Tomski ve Losovski yoldaşları görüyoruz. Dahası, yeni görevlere ve yöntemlere karşı direnen birçok sendikacı kendi aralarında bir tüzel seçkinlik ruhu, ekonominin ilgili alanında çalışmaya çekilen yeni fonksiyonerlere karşı düşmanlık ruhu geliştiriyorlar ve böylece sendikal örgütlü işçiler arasında fiilen loncacılığın kalıntılarını destekliyorlar." Okur bu değerlendirmeleri dikkatle okumalı ve iyice düşünmeli. Ne şaşırtıcı "inci" bolluğu! Birincisi bu ifade fraksiyoncu karakteri açısından değerlendirilmeli. Tomski bir platform yayınlayıp orada Troçki'yi ve "birçok" askeri fonksiyoneri bürokratizm ruhu geliştirmekle, barbarlık kalıntılarını desteklemekle vs. suçlasaydı, Troçki'nin ne diyeceğini, nasıl davranacağını bir düşünün! Buradaki haşinliği ve fraksiyonculuğu görmeyen, farketmeyen, hiçbir biçimde farketmeyen, bunun Petrogradlıların davranışından çok daha fazla fraksiyonculuk olduğunu görmeyen Buharin, Preobrajenski, Serebryakov ve diğerleri hangi "rolü" oynuyorlar? İkincisi. Meselenin bu biçimde ele alınışını bir düşünün: Birçok sendikacı "kendi aralarında... ruh geliştiriyorlar". Bu, meselelere tamamen bürokratik biçimde yaklaşmaktır. Herşey, kitlelerin, milyonların gelişim seviyesine ve yaşam koşullarına değil de, Tomski ve Losovski'nin "kendi aralarında" hangi "ruhu" geliştirdiklerine bağlı olacakmış.
Troçki'nin tartışma ahlakına örnekler
<<"Tepeden sarsma" politikasını Troçki yoldaşa atfetmek şimdi ona "katıksız bir karikatür" gibi görünüyor (L. Troçki: "Petrogradlı Yoldaşlara Yanıt", 15 Ocak 1921 tarihli "Pravda", No. 9). Fakat "sarsma" sözcüğü tam bir "meşhur söz"dür, sadece V. Tüm-Rusya Sendikalar Konferansı'nda Troçki yoldaş tarafından geliştirildikten sonra, gerek Parti, gerekse de sendikalarda "kulaktan kulağa yayılması" anlamında değil. Hayır, ne yazık ki şimdi de çok daha derjn bir anlamda hâlâ doğrudur. Şöyle ki: Tek başına bu sözcük, platform broşürü "Sendikaların Rolü ve Görevleri"nin tüm ruhunu, tüm eğilimini en özlü biçimde dile getirmektedir. Troçki yoldaşın tüm bu platform broşürü baştan sona "tepeden sarsma" politikasıyla doludur.>>
Troçki'nin fraksiyoncu "işgüzar yandaşları" <<Zinovyev yoldaş da zaten 30 Aralık 1920'deki daha ilk konuşmasında haklı olarak, "Troçki yoldaşın işgüzar yandaşları"nın işi bölünmeye vardırdıklarını söyleyerek bu sorunu dolambaçsız bir şekilde ortaya koymuştur.>>
Lenin Tsektran'da Troçki yönetimini dağıtmak istiyor <<...Bu platformu MK üyesi olmayanlardan Sendika Komisyonu üyesi Losovski imzalamıştı; diğerleri ise şunlardı: Tomski, Kalinin, Rudzutak, Zinovyev, Stalin, Lenin, Kamenev, Petrovski, Artyom Sergeyev). Bu karar saydığımız MK üyelerine karşı, yani bizim grubumuza karşı geçirildi. Çünkü biz eski Tsektran'ın geçici olarak devam etmesine karşı oy kullanırdık. Ve bizim grubumuzun zaferinin kaçınılmazlığı Troçki'yi Buharin'in karar tasarısı lehine oy vermek zorunda bıraktı, çünkü aksi halde bizim kararımız geçecekti. Kasımda Troçki'den yana olan Rikov yoldaş Aralıkta Gemi İşçileri Birliği'yle Tsektran arasındaki anlaşmazlığı çözüme kavuşturmak için Sendika Komisyonu'nda çalışmış ve gemi işçilerinin haklı olduğuna ikna olmuştu.>> Lenin bürokratik bürokrasi eleştirisini havaya uçuruyor: <<Troçki'nin düşüncesinin tersine milyonlarca üyeye sahip bir örgütte, belli bir oranda vekiller ve bürokratlar da olmak zorundadır (daha yıllar yılı iyi bürokratlar olmadan yapamayacağız).>> Tekrar "üretim demokrasisi" <<"Üretim demokrasisi" yanlış yorumlara açık bir ifadedir. Diktatörlüğün ve bireysel komutanın reddedilmesi anlamında anlaşılabilir. Olağan demokrasinin ertelenmesi ya da ona yan çizilmesi anlamında yorumlanabilir. Her iki yorum da zararlıdır...>> Lenin ABC'yi tekrardan öğretmek zorunda kalıyor: <<Böyle temel, işin ABC'si olan bir sorunu yeniden ortaya atmak zorunda kalmak tuhaf. Ne yazık ki Troçki ve Buharin buna zorluyor. İkisi de beni sorunu "değiştirmek", ya da onlar soruna "iktisaden" yaklaşırken beni "siyasi" yaklaşmakla suçluyorlar. Hatta Buharin bunları tezlerine aldı ve adeta ben her ikisini de birleştiriyorum dercesine, kendini tartışan iki tarafın üstüne "çıkarmaya" çalıştı. Bu korkunç bir teorik yanlıştır. Politika ekonominin yoğunlaşmış ifadesidir, diye tekrar etmiştim konuşmamda*, çünkü daha önce de, son derece saçma, bir Marksistin ağzına yakışmayan, sorunlara "siyasi" yaklaştığım suçlamasını duymuştum. Politika zorunlu olarak ekonomi üzerinde önceliğe sahip olmalıdır. Olayları başka türlü değerlendirmek, Marksizmin ABC'sini unutmak demektir.>>
"Hamam" ve üretim demokrasisi
<<Daha somut olarak. Zinovyev şöyle diyor: "Sendikalarda işi bölünmeye kadar götürerek siyasi bir hata yapıyorsunuz. Üretimin artırılması hakkında ise ben ta Ocak 1920'de yazıp çizdim, bir hamam yapımını örnek verdim." Troçki yanıtlıyor: "Bir hamamın örnek verildiği bir broşür yazmak ne büyük iş (s. 29); ama, sendikaların ne yapması gerektiği hakkında 'tek sözcük', 'tek bir sözcük dahi' (s. 22) söylemediniz". Yanlış. Hamam örneği, kusuruma bakmayın, on "üretim atmosferi"nden daha fazla tartar, yanında birkaç "üretim demokrasisi" de cabası. Hamam örneği, sendikaların görevinin ne olduğunu kitleler için, "büyük çoğunluk" için açık, basit biçimde ifade etmektedir, "üretim atmosferi" ve "üretim demokrasisi" ise işçi kitlelerinin bakışını bulandıran, anlamalarını zorlaştıran değersiz bir şeydir.>>
Troçki çöküş politikaları öneriyor
"Üretim" bakış açısını öne çıkarma (Troçki) ya da siyasi yaklaşımın tekyanlılığını aşma, daha doğrusu bu yaklaşımı iktisadi yaklaşımla birleştirme (Buharin) bahanesi altında bize şunlar sunuldu: 1) Politika ve ekonominin ilişkisinin teorik olarak yanlış, eklektik tanımında ifadesini bulan Marksizmin unutulması; 2) Troçki'nin platform broşürünün bütününe nüfuz etmiş olan sarsma politikasında ifade edilen siyasi hatanın savunulması ya da gizlenmesi. Bu hata, bilincine varılmaz ve düzeltilmezse, proletarya diktatörlüğünün çöküşüne götürür;
Troçki "bürokratizm" suçlamasına isyan ediyor (Troçki'nin tartışma ahlakına örnekler): <<Troçki'nin bu husustaki, Ekonomi Konseylerine üçte birden yarıya ve yandan üçte ikiye kadar sendika temsilcilerini alma önerisi yaptığı tezlerini bürokratik projecilik olarak niteledim. ...Troçki de kızdı ve bağırdı: "Hepinizden not defterinize, şu gün, şu tarihte Lenin yoldaşın bunu bürokratizm olarak adlandırdığını not etmenizi rica ediyorum, ben ise bunun birkaç ay sonra, Sendikalar Tüm-Rusya Merkez Konseyi'nde ve Yüksek Ekonomi Konseyi'nde, Metal işçileri Merkez Komitesi'nde ve Metal şubesinde vs. üçte birden yarıya kadar, her iki organın üyelerinin yer alması gerektiğinin kabul edileceği ve model olacağını önceden söyleme cesaretini gösteriyorum..." ('s. 68). ...Troçki yoldaşın bu konuda tezlerde yazdıklarının bürokratik projeci niteliği şimdiden kanıtlanmıştır. "Üçte birden yarıya kadar", ya da yandan üçte ikiye kadar üzerine konuşmak, tartışmak, platformlar kaleme almak, son derece boş "genel Parti gevezelikleri"dir, güçlerin, araçların, dikkatin ve zamanın üretimdeki çalışmadan saptırılmasıdır, ciddi içerikten yoksun tam bir kahvehane politikacılığıdır." Lenin, Troçki'nin, ekonominin yönetimini kışla yönetimiyle karıştırmasıyla dalga geçmek zorunda kalıyor: <<... kapitalizmin bize miras olarak bıraktığı ve değiştirilmesi ancak son derece yavaş gerçekleşebilecek olan alışkanlıkları değiştirmek için son derece uzun, inatçı ve sabırlı bir çalışmayı gerektiren yeni bir temel üzerine bina inşa ediyoruz. Bu soruna Troçki'nin yaklaştığı gibi yaklaşmak temelden yanlıştır. "İşçilerimizin —diye haykırdı 30 Aralık'ta—, Parti ve sendika fonksiyonerlerimizin üretim eğitimi var mı? Evet mi, hayır mı? Ben 'hayır!' diye yanıtlıyorum" (s. 29). Böyle bir soruna bu tarzda yaklaşmak gülünçtür. Bu, söz konusu tümende yeterli miktarda keçe çizme var mı? Evet mi, hayır mı? diye sormak gibi birşeydir. Biz on yıldan sonra bile kesinlikle, bütün Parti ve sendika fonksiyonerlerinin yeterli üretim eğitimine sahip olmadıklarını söylemek zorunda olacağız.>>Sonuç: Lenin ve Parti tabanı çöküş politikalarını reddediyor: <<Bir ay içinde gerek Petrograd, gerek Moskova ve bir dizi taşra kenti, Parti'nin tartışmaya tepki gösterdiğini ve Troçki yoldaşın yanlış çizgisini ezici çoğunlukla reddettiğini gösterdi. Parti'nin "üst kademelerinde ve "çevre"de, komitelerde, kurumlarda hiç kuşkusuz yalpalamalar görülse de, basit Parti üyeleri kitlesi, Parti'nin işçi kitlesi çoğunluğu itibariyle, hem de ezici çoğunluğu itibariyle bu yanlış çizgiye karşı çıkmıştır.>>
İkinci bölümün bütün alıntıları:
|
||
|
|
||