| YALAN 3: “Troçkist
“Sürekli Devrim” kuramı Marksist bir kuramdır”
“İşçi sınıfı hareketi içindeki yirmi yıllık ideolojik savaşımın
tarihini görmezden gelen ya da çarpıtan kişiler (tasfiyeciler ve
Troçki gibi) işçilere çok büyük bir zarar vermektedir.”
“Troçki 1901-1903 arasında ateşli bir İskracıydı, o kadar ki
Ryazanov onun 1903 kongresindeki rolünü 'Lenin'in çomağı' olarak
betimliyordu. 1903 sonunda, Troçki ateşli bir Menşevikti, yani,
İskracıları terketmiş ve Ekonomisteler katılmıştı. 'Eski
İskra'yla yenisi arasında bir uçurum vardır' diyordu.
1904-1905'te, Menşevikleri de terketti ve kararsız bir konuma
geçti, şimdi Martinov'la (Ekonomist) işbirliği yapıyor,
şimdi de “saçma bir şekilde Sol sürekli
devrim kuramını” ilan ediyor. 1906-1907'de Bolşeviklere
yaklaştı ve 1907 baharında Rosa Luxemburg'la aynı fikirde
olduğunu ilan etti.
Dezentegrasyon döneminde, uzun bir 'hizipçi-olmayan'
kararsızlıktan sonra, yeniden sağa geçiyor ve Ağustos 1912'de
tasfiyecilerle bir blok kuruyor. Şimdi tekrar onları da terketti,
ancak özünde onların baştansavma fikirlerini tekrarlayıp
duruyor.”
(Lenin, İşçi Sınıfı İçinde İdeolojik Savaşım, 1914)
Böylece yalnızca Troçkist “Sürekli Devrim” kuramının ne
kadar tutarlı bir Marksist kuram olduğunu değil, Troçki'nin ne
kadar tutarlı bir devrimci olduğunu da Lenin'den öğrenmiş
oluyoruz. |
| YALAN 4: “Tek Ülkede
Sosyalizm” Stalin'in bir uydurmasıdır ve anti-marksist bir
kuramdır”
“Dünya (ama Avrupa değil) Birleşik Devletleri, komünizmin tanı
zaferi demokratik devlet de dahil bütün devletlerin kesin olarak
ortadan kalkmasına yol açmadıkça, sosyalizmle
ilişkilendirdiğimiz ulusların birliği ve özgürlüğünün devlet
biçimidir. Kendi başına bir şiar olarak "Dünya Birleşik
Devletleri" şiarı ise pek doğru değildir, çünkü birincisi,
sosyalizme tekabül eder; ikinci olarak, bu şiar, tek ülkede
sosyalizmin zaferinin imkansızlığı yönünde ve böyle bir ülkenin
diğer ülkelerle ilişkileri hususunda yanlış düşünceler
yaratabilir.
Ekonomik ve politik gelişmenin eşitsizliği, kapitalizmin mutlak
bir yasasıdır. Buradan sosyalizmin zaferinin başlangıçta az
sayıda ya da hatta tek bir kapitalist bir ülkede mümkün olduğu
sonucu çıkar. Kendi ülkesinde kapitalistleri
mülksüzleştirdikten ve sosyalist üretimi örgütledikten sonra, bu
ülkenin muzaffer proletaryası, diğer ülkelerin ezilen
sınıflarını kendi yanına çekerek, o ülkelerde kapitalistlere
karşı ayaklanmayı körükleyerek ve hatta gerekirse sömürücü
sınıflara ve onların devletlerine karşı askeri şiddete
başvurarak kapitalist dünyaya karşı ayaklanacaktır.
Proletaryanın burjuvaziyi alaşağı ederek zafer kazandığı
toplumun politik biçimi, söz konusu ulusun ya da ulusların
proletaryasının güçlerini, henüz sosyalizme geçmemiş devletlere
karşı mücadelede gittikçe daha çok merkezileştiren demokratik
cumhuriyet olacaktır."
(Lenin, Avrupa Birleşik Devletleri Sloganı Üzerine, 1915)
|
| YALAN 5 (KUYRUKLU
YALAN): “Lenin Nisan 1917'den Sonra Troçki'nin “Sürekli Devrim”
Kuramını benimsedi ve Aşamalı Kesintisiz Devrim düşüncesini
reddetti.”
Önce devrimin hemen öncesinde , 1915 yılında Lenin'in
Troçki'nin “şahane” Sürekli Devrim kuramına nasıl baktığını
görelim:
"Yaklaşan devrimde sınıf ittifaklarını açıklığa kavuşturmak
devrimci bir Partinin baş görevidir... 'Naşe Slovo'da bu görev
Troçki tarafından doğru çözülmüyor; o 1905 yılındaki 'orijinal'
teorisini tekrarlıyor ve hayatın on yıldan beri bu şahane
teorinin yanından gelip geçmemesinin nedenleri üzerine düşünmek
istemiyor.”
Troçki'nin orijinal teorisi Bolşeviklerden, proletaryanın
kararlı devrimci mücadele ve siyasi iktidarın proletarya
tarafından ele geçirilmesi çağrısını ödünç alırken,
Menşeviklerden ise köylülüğün rolünün 'yadsınmasını ödünçalıyor"...
Bununla "Troçki gerçekte, köylülüğün rolünün 'yadsınması'ndan
köylülüğü devrim için harekete geçirmekte irade yetersizliğini
anlayan Rusya'daki liberal işçi siyasetçilerine yardım ediyor!"
(Lenin, Devrimde İki Çizgi Üzerine, 1915)
Acaba Lenin Nisan 17'de ya da daha sonra herhangi bir
tarihte, bu görüşlerini değiştirmiş, alaya aldığı Troçki'nin
"Sürekli Devrim" kuramını benimsemiş midir? Bütün demagoji ve
çarpıtmaların önüne bir kerede geçmek için biz en iyisi 1923
yılında yazılmış olan ve Lenin'in, “Vasiyeti” olarak da bilinen
en son yazılarından birine bakalım:
"Onların (II. Enternasyonal kahramanlarının) Batı Avrupa
sosyal-demokrasisinin gelişme seyri içinde ezberlemiş olduğu ve
bizim sosyalizm için henüz olgun olmadığımız, onlar arasında
çeşitli 'allame' bayların vurguladığı gibi, bizde sosyalizm için
objektif ekonomik önşartların olmadığı şeklindeki argümanı...
son derece basmakalıptır. Ve hiçbirinin de aklına kendi kendine
şöyle sormak gelmiyor: Devrimci bir durumla, birinci emperyalist
savaşta ortaya çıkmış olduğu gibi bir durumla karşılaşan bir
halk, durumunun çaresizliğinin sonucu, kendisine hiç olmazsa,
uygarlığın daha da ilerlemesinin pek de alışılmış olmayan
koşullarım elde etme şansını sunan bir mücadeleye atılamaz
mı"...
"Eğer sosyalizmi yaratmak için belirli bir kültür düzeyi gerekli
ise (ki bu belirli 'kültür düzeyi'nin ne olduğunu kimse
söyleyemez), neden işe ilk önce bu belirli düzeyin koşullarını
devrimci yoldan elde etmekle başlayıp, ve sonra da işçi-köylü
iktidarı ve Sovyet düzeni temeli üzerinde ilerleyip diğer
halklara yetişmeyelim"...
"Sosyalizmi yaratmak için, diyorsunuz, uygarlık gereklidir.
Mükemmel. Peki ama, daha sonra sosyalizme doğru ileri harekete
başlamak üzere niçin ilk önce çiftlik sahiplerinin kovulması ve
Rus kapitalistlerinin kovulması gibi uygarlığın böylesi
önkoşullarını bizde yaratamayacak olalım? Normal tarihsel
düzenin böylesi biçim farklılaşmalarının caiz olmadığını ya da
imkansız olduğunu hangi kitapta okudunuz ki?"
(Lenin, Devrimimiz,Zuhanov'un Notları Vesilesiyle, 1923)
Lenin'in Ekim Devriminden yıllar önce, devrimin arifesinde
ve devrimden sonra özü bakımından aynı olan ve aynı kalan
yukarıdaki görüşleriyle, Troçki'nin “şahane” Sürekli Devrim
kuramını dayandırdığı temeli karşılaştırınız:
“Sürekli devrim” teorisi olarak adlandırılagelen görüşler,
yazarın kafasında tam da 9 Ocak ile 1905 Ekim grevi arasındaki
sürede şekillenmişti. Bu oldukça iddialı ifade, Rus devriminin
doğrudan burjuva hedeflerle ilgili olmasına rağmen, bu
hedeflerde çakılıp kalamayacağı; devrimin proletaryayı iktidara
yerleştirmeksizin kendi acil burjuva görevlerini çözemeyeceği
düşüncesini anlatır. Ve proletarya, iktidarı bir kez eline
aldığında, devrimin burjuva çerçevesine hapsolma konumunda
kalamazdı. Tersine, proletaryanın öncüsü, tam da zaferini
garantilemek için, egemenliğinin çok erken aşamalarında yalnızca
feodal değil, aynı zamanda burjuva mülkiyet ilişkilerinin içinde
de son derece derin gedikler açmak zorunda kalacaktı. Böyle
yapmakla proletarya, yalnızca, devrimci mücadelesinin ilk
aşamaları boyunca kendisini destekleyen tüm burjuva gruplarla
değil, kendisiyle işbirliği yaparak iktidara geldiği köylülüğün
geniş kitleleriyle de düşmanca bir çatışmaya girecekti.
Geri bir ülkede, bir işçi hükümeti ile köylülüğün ezici
çoğunluğu arasındaki çelişkiler yalnızca uluslararası bir
ölçekte, bir dünya proleter devrimi arenasında çözülebilirler.”
(Troçki, 1905, Önsöz, Tarih Bilinci Yay.)
Bütün bunlar Lenin'in devrim kuramı konusundaki görüşlerinin,
Marx'ın bilimsel Kesintisiz Devrim kuramının bir çarpıtılması
olan Troçki'nin “anti-aşamacı” “Sürekli Devrimciliği” bilim-dışı
yönüne hiçbir zaman sapmamış olduğunu anlatmak için yeterli
olmuyorsa, 1905 ve 1921 yılındaki şu iki yazısı
karşılaştırmalıdır:
"Demokratik devrimden derhal, gücümüz ölçüsünde, bilinçli ve
örgütlü proletaryanın gücü ölçüsünde, sosyalist devrime geçmeye
başlayacağız. Biz kesintisiz devrimden yanayız. Yarı yolda
durmayacağız...
Maceracılığa kapılmadan, bilimsel vicdanımıza ihanet etmeden,
ucuz şöhret peşinde koşmadan, yalnızca şunu söyleyebiliriz ve
söylüyoruz da: Yeni ve daha üstün bir göreve, sosyalist devrime
mümkün olduğu kadar çabuk geçişi, bize, proletarya partisine,
daha da kolaylaştırmak için, demokratik devrimi
gerçekleştirmesinde tüm köylülüğe vargücümüzle yardım edeceğiz."
(Bkz. Lenin, 1905, Seçme Eserler, C. 3, s. 138. [türkçesi. s.
138.—İnter Yayınları.])
Ve onaltı yıl sonra, iktidarın proletarya tarafından ele
geçirilmesinden sonra Lenin, bu konu üzerine şunları yazıyordu:
Kautsky, Hilferding, Martov, Çernov, Hillquit, Longuet, MacDonald,
Turati ve 'ikibuçukuncu' marksizmin tüm diğer kahramanları...
burjuva-demokratik ve proleter-sosyalist devrim arasındaki
karşılıklı ilişkiyi anlayamadılar. Birincisi, ikincisine geçer.
İkincisi, geçerken birincisinin sorunlarını çözer. İkincisi,
birincinin eserini pekiştirir. İkincisinin birinciyi ne derece
geçmeyi başaracağını mücadele, ve yalnızca mücadele tayin eder."
(Bkz. Lenin, Seçme Eserler, C. 6, s. 514.
[türkçesi. s. 519. —İnter Yayınları.])
|